30 Aralık 2012 Pazar

Pembiş Kahvaltı Tepsim

Evde yıllardır boyanmayı bekleyen kocaman ahşap bir tepsi vardı. Ben de onu kucakta yemek yeme yada yatakta kahvaltı yapma tepsisi olarak hayal ettim. Gerçi yatakta yemek yemeyi pek sevmiyorum=) Tabi ki boyayacağım rengi bulurken çok zorlanmadım. PEMBE=) Sonra internette dekupaj resimleri araştırırken bu cupcake resimlerini buldum ve çok hoşuma gitti. Cupcakelerin küçüklü büyüklü çıktılarını aldım copy centerda. Cupcake resimlerini kesip tepsinin içine dağınık bi şekilde tutkalla yapıştırdım. (Tutkalı fırçayla resimlerin arka yüzüne uyguladım.)  Daha sonra da tepsinin içi kadar dışının da cıvıl cıvıl olması için beyaz puantiyeler yapmaya karar verdim. Önce daire şablonlu cetvel koyup içini boyamayı denedim ama hiç murtazam olmayınca araştırdım ve puantiye için özel süngerli çubukların satıldığını öğrendim, o şekilde güzel puantiyeler de yaptım. Son olarak da mat sprey vernik uyguladım. Ben çok ama çok beğendim=))

Bu tabaklarım da tepsimle güzel oldu gibi=)

Evde bulduğum ahşap halkaları da tepsime uygun boyayıp takım yaptım=)

Evimin Kapı Süsü de Hazır

Bildiğiniz gibi bu kutular kapıya ekmek ve gazete bırakılsın diye konuluyor. Ama ben kutuyu gerçek amacının dışında sadece süs olarak kullanmayı düşünerek yaptım=) Önce fuşya pembe boyamıştım bu ahşabı, ama sonra annem ''Herşey pembe, herşey pembe, kapıda olmaz öyle, çok cart olur.'' diyince ben de pembenin üzerine krem rengi boyamaya karar verdim. Üzerine de internetten bulduğum dekupaj resmini uygulamaya karar verdim. Aynı resimden kutunun ölçüsüne uyacak şekilde iki adet çıktı aldım. Birinci resmi ahşabın şekline uygun kesip, tutkalla kutunun önüne yapıştırdım. İkinci resimden de sadece gülü kestim. Bir yandan da seramik hamurunu merdaneyle istediğim kalınlıkta açtım. Gülü de seramik hamurunun üzerine koydum merdane yardımıyla hafif yapışmasını sağladım. Sonra ince maket bıçağı tarzı birşey (adını bilemiyorum tam) yardımıyla kağıdın çevresinden hamuru da kestim. Hamurun ıslaklığıyla kağıt biraz yumuşuyor, çabuk yırtılabiliyor, dikkatli olmak lazım. Sonra yine tutkalla kutudaki resmin üzerine tam gülü denk gelecek şekilde hamurlu gülü yapıştırdım. Güle boyut kazandırmak amacıyla gül yapraklarının çizgilerinin üzerinden tırnağımla geçtim. Daha sonra hamurun üstündeki gülün yüzeyine de fırçayla tutkal sürerek kağıdın hamura tam anlamıyla yapışmasını sağladım. Bu arada kutunun geriye kalan kısmıyla bütünlük sağlasın diye, kutunun üst kısıma da resmin kesilen kısmında kalan kelebekleri yine seramik hamuru yardımıyla boyutlandırarak yapıştırdım. Bir de yaptığım şeyin içinde bir pembelik olmazsa içim rahat etmez diye kutunun tüm kenarlarına zımpara yardımıyla eskitme tekniği uyguladım. Böylece krem renginin altından hafif pembelikler göründü, gülle de uyum sağladı diye düşünüyorum. Yine mat sprey verniğiyle son dokunuşları yaptım. Artık güzel kutum evlenince evimin kapısına asılmayı bekliyor...

28 Aralık 2012 Cuma

Çok Süslü Askılarım Var Benim

Bu şekilde tüllerle süslenmiş bir askı internette görmüştüm, çok da hoşuma gitmişti. Daha sonra boş bir günümde ben de evdeki malzemelerimle askı süslemeye karar verdim. Tabi bütün elbiseleri böyle askıya  asıp dolaba koymanın gereksiz olacağından sadece iki tane yaptım. Metal askıya kestiğim beyaz tül parçalarını tek tek bağlayarak istediğim yoğunluğa gelene kadar devam ettim.Daha sonra da baş kısmına bir sıra beyaz kurdele doladım ucuna da bir boncuk taktım. İşte bu kadar. Bence çok sevimli oldu.

 


18 Ekim 2012 Perşembe

Yeniden Doğan Krem Kutularım

 
 
 
Bu kutular bir anda gelen parlak fikrin sonucu=) Bir pazar günü evde sıkılmış makyaj çantamı temizliyordum. İki tane bitmiş Maybeline köpük fondöten kutusu vardı, ben de atmak istemedim ne yapsam acaba bunlarla dedim. Sonradan çantamda krem taşımak için kullanabileceğimi düşündüm. Bir heyecanla birsürü yaptım, geceye kadar bunlarla uğraştım ama çok da eğlendim :) 
 
 Önce minik leoparlı kutuyu yaptım. Leopar desenli bir peçetem vardı, bu işler için almıştım önceden. Peçeteyi kestim katlarını ayırdım ve tutkal ile kutunun kapağına yapıştırdım. Kapağın içini de altın rengine boyadım, ten rengi kalsın istemedim. Sonra da vernik sürdüm ve kurumaya bıraktım. Çok beğendim sonucu ve sıkıcı pazar gününü çok eğlenceli hale getirdim bunlar sayesinde. 
 Bunu da peçeteyle değil de boyayarak yaptım. Önce 2-3 kat pembe boya ile boyadım içini dışını iyice. Üstüne de altın rengi boyayla fırça yardımıyla minik puantiyeler yaptım. Sonra da parlak sprey vernik uyguladım.

Aman ne güzel oldular yaaa, çok beğendim. Zaten ben cam kapları çok seviyorum, atmaya kıyamıyorum biraz babama çekmişim bu yönümle :) Bir de kimsede olmayan farklı şeyleri seviyorum, onlar da kendi dizayn ettiğim veya ürettiğim şeyler oluyor böyle.
 
Mesela diğer leopar kutuya da aynı peçeteyi uyguladım, fakat onda farklı durdu. Çünkü kutunun kapağı siyahtı, peçete de çok ince olunca  tutkal sürünce ıslanmış gibi olup alttaki rengi çok gösteriyor. Ama değişik oldu o da güzel oldu.
Yaptıkça yapasım geldi, evde bitmiş ya da bitmek üzere olan krem kutularına göz diktim. Lila olan vazelin kutusuydu. Sadece kapağına peçete yapıştırdım. Sonra küçük kutuyu pembe boyarken, bu peçeteye boya bulaştı ben de peçetenin üzerindeki desenleri belirginleştirmeye karar verdim boyayla, böylece yanlışlıkla sürtülen boyadan da yeni bir fikir üretmiş oldum, güzel de oldu :) Ama ne amaçla kullanacağıma karar veremedim henüz.
Büyük olan da açık pembe Arko krem kutusuydu, güllü peçeteyle kapladım. Altından biraz Arko yazıları filan gözüküyor, gözükmese daha güzel olcaktı.
Sonuç olarak bazen bazı şeyleri atmaktansa onları farklı formda kullanmak da mümkün oluyor. En azından boş vakitlerinizi güzel bir şekilde geçirmenize yardımcı olabiliyor. Mesela şu anda ben şimdiye kadar kullandığım köpük fondöten kutularını attığım için çok pişmanım, 7 yıldır filan kullanıyorum yani 20 tane olurdu en az :( Neyse bundan sonra atmıycam, onu biliyorum.

 

5 Ekim 2012 Cuma

Bu da Annemin Özel Siparişi Üzerine

Ben daha cicicli bicili şeyler yapıyorum genelde, ama bu şekerlik gibi kutu mu desem ne, işte bunu annemle hobi malzemeleri satan dükkanların birinde boyanmış bir şekilde gördük, çok da beğendik. Aynı şekerliğin boyanmamışı da satılıyordu. Biz de tabi ki boyanmamışını alıp kendimiz boyamayı tercih ettik. Polyesterden yapılmış şekerlikle boyalarını aldık ve hemen işe koyulduk=) Önce krem rengi boyadık, açık renk boyalar biraz zor murtazam oluyor, o yüzden iki kat krem rengi boyadık. Sonra da üstüne iki katsedefli krem rengi boya uyguladık. Sonra incecik bir fırçayla istediğimiz yerleri altın rengi boyadık. Ve parlak sprey vernikle vernikledik Tabi bu boyama işlemlerinin hepsini aynı günde yapmadık=) Daha sonra verniğimiz de kuruyunca hobi dükkanından aldığımız ziftli karışımı uygulamaya geçtik. Bu ziftli karışımı fırçayla tüm dış yüzeye uyguladık, ve bir yandan da bir bezle hafif hafif sildik istediğimiz yoğunluğu ayarlayarak. Zifti sürmeden önce şekerliğimizi verniklemenin sebebi de tinerli bezle sildiğimiz zaman aşağıdaki boyanın da silinmemesi. Eğer zifti silemezsek kuru bezle, bezimize biraz tiner dökerek silebiliriz. Ziftin kahverengiliği girintilerde filan kalarak eskitme görüntüsü veriyor. En son işlem olarak da tekrar parlak sprey vernikle sabitliyoruz,  salonumuza koyuyoruz ve bakıp bakıp mutlu oluyoruz=)
 

 




 

18 Eylül 2012 Salı

Kırmızı Pabuçlar

 
Valla ben bu örgü işini çözmüşüm=) Bu patiği kendim tasarladım, ayakkabı şeklinde bilekten bağlı model nasıl örülür diye düşündüm, şurdan şu kadar ilmek örüp şu kadar kesiyim filan diye belirledim ve ördüm. Kırmızı biraz kalın ip tercih ettim, düğmelerini de çok beğenerek aldım. Sonuçtan da çok memnun kaldım, çok cici oldular=)
 
 
 
Patiğin içine bebiş çorap giyince de böyle sevimli bir görüntü ortaya çıkar.
 




 


 

14 Eylül 2012 Cuma

Saksılara Sihirli Dokunuş

 
Bazen evde boyayacak ahşabım filan olmayınca evdeki şeylere göz gezdiriyorum neyi boyayabilirim, nasıl zaman geçirebilirim diye=) İşte öyle bir günde minik kaktüsün plastik saksısı gözüme çarptı. Mora boyadım saksıyı, biraz da altın rengi ile süsleyerek şık bir hale gelmesini sağladım. Daha sonra çok beğenince diğer saksıları da aynı şekilde boyamaya karar verdim. Sonuç olarak böyle şirin mi şirin saksılar çıktı ortaya.





9 Eylül 2012 Pazar

Peçete Halkalarımın Devamı da Var


Yaptığım peçete halkaları hoşuma gidince evde kullanmadığım diğer takıları da peçete halkasına dönüştürmeye karar verdim. İnci görünümlü boncuklar upuzun kolye gibi birşeydi, 6-7 senedir ıvır zıvır kutumda boş boş duruyordu. Ben de bu incilerden yapılan bir peçete halkasının özellikle koyu renk peçetelerle çok şık duracağını düşündüm ve hemen harekete geçtim. İncilerin arasına renk katmak için de yıllardır kullanmadığım bir bileklikteki renkli sedefli boncuklardan faydalandım. Boncukları lastikli ipe geçirdim ve peçete halkalarım hazır.




Renkli boncuğu arkaya getirerek bu şekilde de kullanabilirim halkaları.


8 Eylül 2012 Cumartesi

Bembeyaz Minnoş Adımlar

Bu da yine kalın ipten örülmüş biraz daha modern bir örgü patik. Bu beyaz ipi çok seviyorum, minnoş ayaklara da çok yakışacağına eminim=) Patiğin ön kısmında düz, geriye kalan kısımlarda da pirinç modeli ördüm. Bileğine de kurdele geçirmek için delikler yaptım. Kar beyazzz, güzel birşey çıktı ortaya=)
 
 





Güzel Kahve Tepsim



 Bu tepsinin şekli hareketli olduğu için tepsiyi düz renk boyamayı düşündüm. İçini krem rengi, dış kabarık kısmını da altın rengi boyamıştım. Sonra çok hoşuma gitmedi ve altın rengi olan yerleri de krem rengi boyadım ve zımpara yardımıyla eskitme tekniği uygulayarak alttan hafif altın renginin görünmesini sağladım. Sonradan aklıma gelen bu fikir tepsiye çok yakıştı. Fotoğraftakilerden daha güzel oldu=))



Cici Bir Bebek Yeleği


Bu yelek tamamen benim tasarımın, bildiğim modelleri kullanarak ördüm=) Yine arka, sağ ön ve sol ön olmak üzere iç parça örüp birleştirdim. Yaka kısmında düğme deliği yapmayı unuttuğum için yakasını da bu şekilde dikmeye karar verdim. Kenarlarına da tığla pembe süslemeler yaptım, düğmeleri de pembe parlak taş şeklinde seçtim, bir de ütüyle yapışan bu kelebekle yeleğimi tamamlaım.

6 Eylül 2012 Perşembe

Bebişe Mor Ev Ayakkabısı

Patik örmenin mantığını kavrayınca, kendi modellerimi de geliştirdim=) Biraz daha modern olsun(anneanne modeli örgüler olmasın) diye kalın iple ayakkabı şeklinde ördüm bu patiği. Kalın iple olunca hem daha çabuk bitiyor, hem de baya şık oldu gibi. Patiğin çoğunluğunu pirinç modeli ördüm, ben pirinci çok şık buluyorum, ön kısmında da düz örgü kullandım. İşte bu kadar!


 


Pembiş Bebek Yeleği ve Patiği

Bu yeleğin modelini anneannemin yardımıyla kendi kendime geliştirdim. Üç parça ördüm, sağ ön, sol ön ve arka. Sonra da diktim, bu şekilde örmek kolay gerçekten. Örgü modelinin adı da küp şekermiş, kare kare ya ondan. Yeleği dikince de kenarına tığla süs yaptım, onu da annem öğretti. Düğmelerini de güzel seçmişim, çok yakıştı=) Sonra da bebişim takım takım giysin diye aynı modelden patik ördüm. Bu da yine çok beğendiğim, mutlaka çocuğuma giydirmek üzere sakladığım örgülerimden biri. Çocuğum erkek olursa da hiç kaçarı yok pembe giyecek zaten=))